<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çalışma Alanları &#8211; Göksu Bolel</title>
	<atom:link href="https://goksubolel.com/suadiye-diyetisyen/diyet-hizmetlerimiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://goksubolel.com</link>
	<description>Suadiye Diyetisyen</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Jan 2026 13:21:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2023/05/cropped-favicon-32x32.png</url>
	<title>Çalışma Alanları &#8211; Göksu Bolel</title>
	<link>https://goksubolel.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Glutensiz Ama Masum Değil: Greçka Hakkında Bilinmesi Gerekenler</title>
		<link>https://goksubolel.com/blog/glutensiz-ama-masum-degil-grecka-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Suadiye Diyetisyen Göksu Bolel]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 10:17:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma Alanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://goksubolel.com/?p=1523</guid>

					<description><![CDATA[Greçka (Karabuğday) Nedir? Greçka, halk arasında bilinen adıyla karabuğday, aslında buğdayla akraba olmayan bir bitkidir. Adında “buğday” geçmesi yanıltıcıdır; tahıl değil, yalancı tahıl (pseudocereal) grubundadır. Yapısında gluten bulundurmaz.  Besin Değeri...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><b>Greçka (Karabuğday) Nedir?</b></h2>
<p>Greçka, halk arasında bilinen adıyla karabuğday, aslında buğdayla akraba olmayan bir bitkidir. Adında “buğday” geçmesi yanıltıcıdır; tahıl değil, yalancı tahıl (pseudocereal) grubundadır. Yapısında gluten bulundurmaz.<b> </b></p>
<h2><b> Besin Değeri ve Fonksiyonel Özellikleri Bakımından İncelediğimizde;</b></h2>
<h4><b>Karbonhidrat Yapısı ve Glisemik Etki</b></h4>
<p>Greçka, <b>kompleks karbonhidrat</b> içeren bir besindir.</p>
<p>Bu özelliği sayesinde:</p>
<p>•Kan şekerini hızlı yükseltmez</p>
<p>•Daha dengeli bir glisemik yanıt oluşturur</p>
<p>•Uzun süreli tokluk hissi sağlar</p>
<p>Rafine tahıllara kıyasla <b>kan şekeri dalgalanmalarını daha az tetikler</b>. Bu nedenle insülin direnci, PCOS ve lipödem gibi durumlarda kontrollü porsiyonlarla tercih edilebilir.</p>
<h4><b>Protein Kalitesi</b></h4>
<p>Greçka, bitkisel kaynaklar arasında <b>protein kalitesi yüksek</b> olan nadir besinlerdendir.</p>
<p>•<b>Esansiyel aminoasitlerden lizin</b> açısından zengindir</p>
<p>•Buğday ve pirince göre protein dengesi daha iyidir</p>
<p>•Kas dokusu, bağışıklık sistemi ve doku onarımını destekler</p>
<p>Bu özelliğiyle:</p>
<p>•Bitkisel ağırlıklı beslenenler</p>
<p>•Hayvansal proteini sınırlı tüketenler</p>
<p>için iyi bir tamamlayıcıdır.</p>
<h4><b><span class="Apple-converted-space"> </span>Lif İçeriği ve Bağırsak Sağlığı</b></h4>
<p>Greçka, hem <b>çözünür hem çözünmez lif</b> içerir.</p>
<p>Fonksiyonel etkileri:</p>
<p>•Bağırsak hareketlerini destekler</p>
<p>•Tokluk süresini uzatır</p>
<p>•Kan şekeri emilimini yavaşlatır</p>
<p>•Bağırsak mikrobiyotasını olumlu yönde etkileyebilir</p>
<p>Ancak hassas bağırsak yapısı olan bireylerde <b>fazla miktarda tüketimi gaz ve şişkinlik</b> yapabilir. Bu nedenle porsiyon ve pişirme şekli önemlidir.</p>
<h4><b><span class="Apple-converted-space"> </span>Mineral İçeriği</b></h4>
<p>Greçka mineral açısından oldukça zengindir:</p>
<p>•<b>Magnezyum:</b> Kas gevşemesi, sinir sistemi ve insülin hassasiyeti</p>
<p>•<b>Demir:</b> Oksijen taşıma kapasitesi</p>
<p>•<b>Çinko:</b> Bağışıklık ve hücresel onarım</p>
<p>•<b>Fosfor:</b> Kemik ve enerji metabolizması</p>
<p>Bu mineraller, özellikle <b>stresli yaşam tarzı</b>, kas krampları ve yorgunluk şikâyeti olan bireylerde beslenmeyi destekleyici rol oynar.</p>
<h4><b><span class="Apple-converted-space"> </span>Rutin (Flavonoid) İçeriği</b></h4>
<p>Greçkayı fonksiyonel açıdan özel kılan en önemli bileşenlerden biri <b>rutin</b> adlı flavonoiddir.</p>
<p>Rutin:</p>
<p>•Güçlü bir <b>antioksidan</b>dır</p>
<p>•Damar duvarlarının esnekliğini destekler</p>
<p>•Kapiller dolaşım üzerinde olumlu etkilere sahiptir</p>
<p>•İnflamasyon süreçleriyle ilişkilidir</p>
<p>Bu nedenle greçka, <b>lipödem ve dolaşım hassasiyeti</b> olan bireylerde teorik olarak anlamlı bir besindir (elbette tek başına tedavi edici değildir).</p>
<h4><b>Glutensiz Yapısı</b></h4>
<p>Greçka doğal olarak <b>gluten içermez</b>.</p>
<p>Bu özelliği sayesinde:</p>
<p>•Çölyak hastaları</p>
<p>•Gluten intoleransı olanlar</p>
<p>•Gluteni bilinçli şekilde azaltmak isteyenler</p>
<p>tarafından tercih edilebilir.</p>
<p>Ancak burada önemli bir nokta:</p>
<p>Glutensiz olması, herkes için sınırsız ve masum olduğu anlamına gelmez.<img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-1524 alignright" src="https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2026/01/grecka-240x300.png" alt="karabuğday" width="240" height="300" srcset="https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2026/01/grecka-240x300.png 240w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2026/01/grecka-819x1024.png 819w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2026/01/grecka-768x960.png 768w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2026/01/grecka.png 1080w" sizes="(max-width: 240px) 100vw, 240px" /></p>
<h2><b><span class="Apple-converted-space"> </span>Fonksiyonel Beslenme Açısından Genel Değerlendirme</b></h2>
<p>Greçka:</p>
<p>•Kan şekeri kontrolüne yardımcı</p>
<p>•Tokluk süresi uzun</p>
<p>•Bitkisel protein ve lif açısından zengin</p>
<p>•Antioksidan içeriği güçlü</p>
<p>•Glutensiz ve çok yönlü kullanılabilen</p>
<p>bir besindir.</p>
<p>Ancak fonksiyonel yaklaşımda her zaman olduğu gibi:</p>
<p>✔️ Kişinin metabolik durumu</p>
<p>✔️ Bağırsak toleransı</p>
<p>✔️ Tiroid fonksiyonu</p>
<p>✔️ Porsiyon kontrolü</p>
<p>göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<h3><b>Greçka Kimler İçin Uygundur, Kimler İçin Dikkat Gerektirir?</b></h3>
<p>✔️<b> Greçka Kimler İçin Uygun Olabilir?</b></p>
<p><b><span class="Apple-converted-space"> </span>Gluten intoleransı ve çölyak hastaları</b></p>
<p>Greçka doğal olarak gluten içermez. Bu nedenle çölyak hastaları ve gluten hassasiyeti olan bireyler için uygun bir karbonhidrat alternatifidir.</p>
<p><b><span class="Apple-converted-space"> </span>İnsülin direnci, PCOS ve kan şekeri dalgalanması yaşayanlar</b></p>
<p>Kompleks karbonhidrat yapısı ve lif içeriği sayesinde kan şekerini daha dengeli yükseltir. Doğru porsiyonla tüketildiğinde uzun süreli tokluk sağlayabilir.</p>
<p><b><span class="Apple-converted-space"> </span>Lipödem ve dolaşım hassasiyeti olan bireyler</b></p>
<p>Rutin içeriği sayesinde damar sağlığını destekleyici özellikler gösterebilir. Anti-inflamatuvar beslenme yaklaşımlarında, porsiyon kontrollü şekilde yer alabilir.</p>
<p><b>Bitkisel ağırlıklı beslenenler</b></p>
<p>Lizin içeriği sayesinde bitkisel protein kalitesi görece yüksektir. Hayvansal protein tüketimi sınırlı olan bireyler için iyi bir tamamlayıcıdır.</p>
<p>Karabuğdayın <b>lizin içermesi</b>, onu beslenme açısından değerli kılan önemli bir özelliktir çünkü <b>lizin vücudumuzun üretemediği, mutlaka besinlerle almamız gereken temel bir aminoasittir</b>.Bitkisel besinlerde genellikle eksik bulunan bir aminoasittir</p>
<p><b>Greçka Kimler İçin Dikkatli Tüketilmelidir?</b></p>
<p><b><span class="Apple-converted-space"> </span>Tiroid hastalığı olanlar (özellikle Hashimoto)</b></p>
<p>Aşırı ve sık tüketimi bazı bireylerde tiroid fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle:</p>
<p>•Günlük ve yüksek porsiyonlardan kaçınılıp</p>
<p>•Haftada birkaç öğünle sınırlandırılması önerilir.</p>
<p><b><span class="Apple-converted-space"> </span>Hassas bağırsakları olanlar (IBS, SIBO eğilimi)</b></p>
<p>Lif içeriği nedeniyle:</p>
<p>•Gaz</p>
<p>•Şişkinlik</p>
<p>•Karın ağrısı</p>
<p>gibi şikâyetleri artırabilir. Islatma ve iyi pişirme önemlidir.</p>
<p><b><span class="Apple-converted-space"> </span>Karbonhidrat toleransı düşük bireyler</b></p>
<p>Ketojenik veya çok düşük karbonhidratlı beslenenler için uygun değildir. Porsiyon kontrolü sağlanamazsa kan şekeri dalgalanmasına neden olabilir.</p>
<p><b>“Glutensiz = sınırsız” algısıyla tüketenler</b></p>
<p>Greçka glutensizdir ancak:</p>
<p>•Kalorisi vardır</p>
<p>•Karbonhidrat içerir</p>
<p>Bu nedenle sınırsız tüketim kilo artışına yol açabilir.</p>
<p><b>Greçka (Karabuğday) Kullanımıyla İlgili Öneriler</b></p>
<p>1- Porsiyon Kontrolü Esastır</p>
<p>Greçka sağlıklı bir besin olsa da karbonhidrat içerir.</p>
<p>Bu nedenle:</p>
<p>•Kuru haliyle genellikle ½ çay bardağı</p>
<p>•Pişmiş haliyle 3–4 yemek kaşığı</p>
<p>çoğu birey için yeterlidir.(kişiye göre değikenlik gösterebilir)</p>
<p>Glutensiz olması sınırsız olduğu anlamına gelmez.</p>
<p>2- Mutlaka Yıkayın ve Gerekirse Islatın</p>
<p>Greçka:</p>
<p>•Yüzeyinde doğal bileşenler (fitik asit vb.) barındırabilir</p>
<p>•Hassas bağırsaklarda şişkinlik yapabilir</p>
<p>Bu nedenle:</p>
<p>•Bol suyla iyice yıkayın</p>
<p>•Hassas bireylerde 6–8 saat suda bekletip suyunu süzerek pişirin</p>
<p>Bu işlem sindirimi kolaylaştırır.</p>
<p>3- Tek Başına Değil, Dengeli Öğünde Tüketin</p>
<p>Greçkayı:</p>
<p>•Protein (yumurta, yoğurt, et, baklagil)</p>
<p>•Sağlıklı yağ (zeytinyağı, avokado, ceviz)</p>
<p>•Sebzeler</p>
<p>ile birlikte tüketmek:</p>
<p>•Kan şekeri yanıtını dengeler</p>
<p>•Tokluk süresini uzatır</p>
<p>4-Günlük Değil, Dönüşümlü Kullanın</p>
<p>Fonksiyonel beslenmede çeşitlilik önemlidir.</p>
<p>Greçka:</p>
<p>•Her gün yerine</p>
<p>•Haftada 2–3 öğün</p>
<p>şeklinde dönüşümlü tüketildiğinde daha uygundur.</p>
<p>Bu özellikle tiroid hastaları ve hassas metabolizma için önemlidir.</p>
<p>5- Pişirme Yöntemine Dikkat</p>
<p>•Kısık ateşte</p>
<p>•Fazla lapa olacak kadar uzun pişirmeden</p>
<p>•Gerektiği kadar suyla</p>
<p>pişirilmelidir. Aşırı pişirme hem dokusunu hem de sindirilebilirliğini bozabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haşimato ve Beslenme Yaklaşımı</title>
		<link>https://goksubolel.com/diyet-hizmetlerimiz/hasimato-ve-beslenme-yaklasimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Suadiye Diyetisyen Göksu Bolel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 08:50:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Caddebostan diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyengöksubolel]]></category>
		<category><![CDATA[eliminasyon diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[haşimato]]></category>
		<category><![CDATA[haşimatoda beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[otoimmün hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://goksubolel.com/?p=1207</guid>

					<description><![CDATA[Haşimato tiroiditi, bağışıklık sisteminin tiroid bezine saldırdığı otoimmün bir hastalıktır. Bu durum, tiroid hormon üretiminde dengesizliklere ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir. Yorgunluk, kilo alma, saç dökülmesi, depresyon gibi belirtilerle yaşam...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haşimato tiroiditi, bağışıklık sisteminin tiroid bezine saldırdığı otoimmün bir hastalıktır. Bu durum, tiroid hormon üretiminde dengesizliklere ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir. Yorgunluk, kilo alma, saç dökülmesi, depresyon gibi belirtilerle yaşam kalitesini düşürebilir. Ancak doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle bu süreci yönetmek mümkündür.</p>
<p>Fonksiyonel beslenme yaklaşımı, bağışıklık sistemi desteklenmesi, iltihap azaltıcı besinler ve hormon dengesini sağlayan vitamin ve mineraller üzerine odaklanır.</p>
<h2>Haşimato ve Beslenmenin İlişkisi</h2>
<p>Haşimato hastalığında:</p>
<ol>
<li>Bağışıklık sistemi desteklenmelidir.</li>
<li>Bağırsak sağlığı, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmada kritik rol oynar.</li>
<li>İnflamasyon (iltihap) azaltıcı beslenme tercih edilmelidir.</li>
</ol>
<p>Bağışıklık sistemi, vücudumuzu zararlı mikroorganizmalara ve hastalıklara karşı koruyan savunma mekanizmamızdır. Ancak, otoimmün hastalıklarda bu sistem düzgün çalışmaz ve kendi sağlıklı hücrelerimize saldırır.</p>
<p>Haşimato tiroiditi, bağışıklık sisteminin tiroid bezine saldırdığı ve bu dokuyu yabancı bir tehdit olarak algıladığı bir hastalıktır. Bu saldırı, iltihaplanmaya neden olur ve zamanla tiroid bezinin hormon üretme kapasitesini azaltır. Sonuç olarak, hipotiroidizm (tiroid hormonunun yetersizliği) gelişir.</p>
<h3>Bağışıklık Sisteminin Haşimato’daki Rolü Ele Alacak olursak<span class="Apple-converted-space"> </span></h3>
<ol>
<li><strong>Yanlış Tanımlama ve Antikor Üretimi:</strong></li>
</ol>
<p>Haşimato hastalığında bağışıklık sistemi, tiroid bezine karşı tiroglobulin antikoru (TgAb) ve tiroid peroksidaz antikoru (TPOAb) gibi antikorlar üretir. Bu antikorlar, tiroid bezine zarar vererek iltihaplanmaya yol açar.</p>
<p>2.   <strong>Kronik İltihaplanma (İnflamasyon):</strong></p>
<ul>
<li>Sürekli iltihaplanma, tiroid dokusunun hasar görmesine neden olur. Bu durum hormon üretiminin azalmasına ve metabolizmanın yavaşlamasına yol açar.</li>
</ul>
<p>3.   <strong>Bağırsak-Bağışıklık İlişkisi:</strong></p>
<ul>
<li>Bağırsaklar, bağışıklık sisteminin %70’ini barındırır.</li>
<li>Geçirgen bağırsak sendromu (leaky gut), bağışıklık sistemini tetikleyebilir ve otoimmün hastalık riskini artırabilir. Bağırsak bariyerinin zayıflaması, bağışıklık sisteminin yanlış alarm vermesine yol açabilir.</li>
</ul>
<p>4.    <strong>Genetik ve Çevresel Faktörler:</strong></p>
<ul>
<li>Genetik yatkınlığı olan bireylerde, stres, enfeksiyonlar, toksinler, iyot dengesizliği ve dengesiz beslenme bağışıklık sisteminin dengesinin bozulması hastalığın ortaya çıkmasına sebeb olabilir.</li>
<li><span class="Apple-converted-space">  </span>Bağırsaklar, bağışıklık sistemimizin yaklaşık %70’ini barındırır. Bağırsak astarı, toksinlerin, mikropların ve büyük moleküllerin kana karışmasını engelleyen bir bariyer görevi görür. Ancak, bu bariyer hasar gördüğünde, geçirgen bağırsak sendromu (leaky gut) ortaya çıkar. Bu durum, bağışıklık sistemini tetikleyerek otoimmün reaksiyonların başlamasına yol açabilir.</li>
<li>Geçirgen Bağırsak Sendromu, bağırsak duvarındaki sıkı bağlantıların zayıflaması nedeniyle bağırsak içeriğinin kana sızmasına neden olur. Sızan bu maddeler (örneğin, sindirilmemiş besin parçacıkları, toksinler veya zararlı bakteriler), bağışıklık sistemini tetikler ve tiroid bezine zarar veren antikorların üretimini artırabilir.</li>
</ul>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-1209" src="https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/gecirgenbagirsak-300x300.png" alt="Haşimato: Geçirgen bağırsak sendromu" width="382" height="382" srcset="https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/gecirgenbagirsak-300x300.png 300w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/gecirgenbagirsak-1024x1024.png 1024w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/gecirgenbagirsak-150x150.png 150w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/gecirgenbagirsak-768x768.png 768w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/gecirgenbagirsak-100x100.png 100w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/gecirgenbagirsak-140x140.png 140w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/gecirgenbagirsak-500x500.png 500w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/gecirgenbagirsak-350x350.png 350w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/gecirgenbagirsak-1000x1000.png 1000w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/gecirgenbagirsak-800x800.png 800w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/gecirgenbagirsak.png 1080w" sizes="(max-width: 382px) 100vw, 382px" /></p>
<p>Bağırsak Mikrobiyotası: Bağırsaklarımızda yaşayan faydalı bakteriler (mikrobiyota), bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. Mikrobiyota dengesi bozulduğunda (disbiyozis), bağışıklık sisteminde aşırı tepki oluşabilir ve Haşimato belirtileri kötüleşebilir.</p>
<p>Besin Emilimi: Bağırsaklar, tiroid sağlığı için gerekli olan vitamin ve minerallerin emiliminden sorumludur (örneğin, D vitamini, çinko, selenyum). Sağlıksız bağırsaklar, bu önemli besinlerin emilimini engelleyerek Haşimato semptomlarını kötüleştirebilir.</p>
<h3>Haşimatoda Beslenme Yaklaşımı</h3>
<p>1.<strong><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Antiinflamatuar" target="_blank" rel="noopener">Anti-inflamatuar</a> Besinleri beslenmenize ekleyin.</strong></p>
<p>Zerdeçal, zencefil, avokado, yaban mersini gibi besinler bağışıklık sistemini yatıştırır ve iltihaplanmayı azaltır.</p>
<p><strong>2.Bağırsak Sağlığını Destekleyin.</strong></p>
<p><span class="Apple-converted-space"> </span>Glutensiz ve kafeinsiz beslenmeyi tercih edebilirsiniz. Gluten ve süt proteini (kazein), bağırsak geçirgenliğini artırarak bağışıklık sistemini tetikleyebilir.</p>
<p><strong><span class="Apple-converted-space"> </span>3.Bağırsak Astarını İyileştirmek İçin</strong></p>
<p>Probiyotik ve prebiyotik gıdalar:<span class="Apple-converted-space">  </span>Fermenete turşu, kvass, kombucha gibi probiyotik gıdalar, soğan sarımsak tatlı patates bal kabağı gibi prebiyotik gıdaları beslenmenize dahil edebilirsiniz</p>
<p><strong>  4.D Vitamini ve Selenyum:</strong></p>
<p>D vitamini bağışıklık sistemini düzenler. Balık yumurta, güneş ışığı, karaciğer mantar tüketmek <span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Selenyum, tiroid bezindeki iltihaplanmayı azaltabilir. Brezilya fındığı, balık ve deniz ürünleri, kümes hayvanları , yumurta ve mantar tüketebilirisiniz<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p><strong>  5.Stresi Yönetmek:</strong></p>
<p>Kronik stres, bağışıklık sistemini baskılayarak Haşimato semptomlarını kötüleştirebilir. Yoga, meditasyon ve doğa yürüyüşleri gibi aktiviteler bağışıklık sistemini destekler.</p>
<p><strong><span class="Apple-converted-space"> 6</span>.Omega-3 yağ asitlerinden zengin beslenmek</strong></p>
<p><span class="Apple-converted-space"> </span>Vücudumuzdaki inflamasyonu artıran (n-6) yağ asitlerini  dengeler balık ve deniz ürünleri,<span class="Apple-converted-space">  </span>yosunlar, ceviz, chia tohumu omega-3 den zengin besinlerdir.</p>
<p><strong><span class="Apple-converted-space">  7</span>.Bağırsak Bariyerini Onarıcı Besinleri beslenmenize ekleyin<span class="Apple-converted-space"> </span></strong></p>
<p>Kemik suyu: Kolajen ve glutamin açısından zengindir, bağırsak bariyerini güçlendirir.</p>
<p><strong>8.İşlenmiş Gıdalardan Kaçının:</strong></p>
<p>Rafine şeker, trans yağlar ve koruyucu ve renklendirici içeren gıdalar bağırsak florasını bozabilir.</p>
<p>Fonksiyonel beslenme, bağırsak astarınızı güçlendirip,<span class="Apple-converted-space">  </span>bağışıklık sisteminizi<span class="Apple-converted-space">  </span>düzenleyerek Haşimato hastalığını kontrol altına almanıza yardımcı olabilir. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi, sağlıklı bir tiroid demektir!</p>
<p>Her birey farklıdır. Fonksiyonel beslenme kişiye özeldir ve ihtiyaçlarınıza göre şekillenir. Haşimato’yu yönetmek için yalnızca ilaçlara bağlı kalmayın; bedeninizi destekleyecek bir yaşam tarzını benimseyin.</p>
<p><a href="https://goksubolel.com/blog/selenyum-ve-iyot-minerallerinin-kilo-verme-uzerindeki-etkileri/">https://goksubolel.com/blog/selenyum-ve-iyot-minerallerinin-kilo-verme-uzerindeki-etkileri/</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ketojenik Diyet Nedir ?</title>
		<link>https://goksubolel.com/blog/ketojenik-diyet-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Suadiye Diyetisyen Göksu Bolel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Dec 2024 10:12:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[diyabette beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[kadıköydiyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik hastalıklarda beslenme tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[otizmde beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://goksubolel.com/?p=1182</guid>

					<description><![CDATA[Ketojenik diyet, düşük karbonhidrat, yeterli düzeyde protein ve yüksek yağ içeren bir beslenme biçimidir. Bu diyette vücut, karbonhidrat yerine yağları enerji kaynağı olarak kullanır ve bu süreç “ketozis” olarak adlandırılır....]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ketojenik diyet, düşük karbonhidrat, yeterli düzeyde protein ve yüksek yağ içeren bir beslenme biçimidir. Bu diyette vücut, karbonhidrat yerine yağları enerji kaynağı olarak kullanır ve bu süreç “ketozis” olarak adlandırılır. Ketojenik diyet, kilo verme, enerji artışı ve bazı sağlık problemlerinin yönetimi için popüler hale gelmiştir.</p>
<h2>Ketojenik Diyet Türleri</h2>
<h3>1. Standart Ketojenik Diyet :</h3>
<ul>
<li>Yağ oranı: %70-80</li>
<li>Protein oranı: %10-20</li>
<li>Karbonhidrat oranı: %5-10</li>
<li>Bu klasik diyet türü, karbonhidratı ciddi şekilde kısıtlayarak yağlardan enerji elde edilmesini sağlar. Kilo verme, enerji artışı ve metabolik hastalıkların yönetiminde kullanılır.</li>
</ul>
<h3>2. Modifiye (iyileştirilmiş) Ketojenik Diyet</h3>
<ul>
<li>Yağ oranı: %60-70</li>
<li>Protein oranı: %20-30</li>
<li>Karbonhidrat oranı: %10-15</li>
</ul>
<p>Bu versiyon, standart ketojenik diyete göre daha esnek bir yapıdadır. Genellikle ketojenik diyet deneyimi olmayan bireyler için bir başlangıç noktası olarak kullanılır. Daha sürdürülebilir bir diyettir.</p>
<h3>3. Medikal Ketojenik Diyet:</h3>
<ul>
<li>Yağ oranı: %80-90</li>
<li>Protein oranı: %5-10</li>
<li>Karbonhidrat oranı: %5</li>
</ul>
<p>Bu diyette ketozisin sıkı bir şekilde korunması amaçlanır. Epilepsi ve bazı nörolojik hastalıkların tedavisinde, özellikle çocuklar için uygulanır. Her zaman bir sağlık profesyoneli gözetiminde yapılmalıdır. Oranları hastanın ihtiyaçına göre farklılık gösterebilir.</p>
<h3>4. MCT Yağı Tabanlı Ketojenik Diyet:</h3>
<ul>
<li>Orta zincirli trigliserit (MCT) yağlarının tüketimine dayanır.</li>
<li>MCT yağları, enerjiye daha hızlı dönüştürülür ve keton üretimini artırır.</li>
<li>Daha fazla karbonhidrat ve protein tüketimine olanak tanıdığı için daha esnek bir yapıya sahiptir.</li>
</ul>
<h3>5. Düşük Glisemik İndeks Tedavisi</h3>
<ul>
<li>Karbonhidrat: Günde 40-60 gram (düşük glisemik indeksli kaynaklardan).</li>
<li>Yağ ve protein oranları standart ketojenik diyete göre daha dengelidir.</li>
</ul>
<p>Bu tür, ketozise ulaşmayı hedeflemeden kan şekerini ve insülin seviyelerini düzenlemeye odaklanır. Özellikle epilepsi tedavisinde esnek bir alternatif olarak kullanılır.</p>
<h3>6. Modifiye<span class="Apple-converted-space">  </span>Atkins Diyeti</h3>
<ul>
<li>Karbonhidrat oranı: Günde 20-50 gram.</li>
<li>Protein ve yağ oranları dengeli tutulur.</li>
</ul>
<p>Bu tür, ketojenik diyetin daha az kısıtlayıcı bir versiyonudur. Tipik olarak yetişkinler ve gençler için tercih edilir.</p>
<h3>7. Ketojenik Enteral Beslenme:</h3>
<ul>
<li>Tıbbi olarak yönetilen bir türdür ve sıvı formlar kullanılarak uygulanır.</li>
<li>Genellikle hastanede yatan veya ağızdan beslenemeyen hastalar için tercih edilir.</li>
</ul>
<div id="attachment_1267" style="width: 293px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1267" class="wp-image-1267 " src="https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/2-300x300.png" alt="ketojenik diyet nasıl yapılır" width="283" height="283" srcset="https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/2-300x300.png 300w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/2-1024x1024.png 1024w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/2-150x150.png 150w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/2-768x768.png 768w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/2-100x100.png 100w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/2-140x140.png 140w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/2-500x500.png 500w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/2-350x350.png 350w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/2-1000x1000.png 1000w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/2-800x800.png 800w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/12/2.png 1080w" sizes="(max-width: 283px) 100vw, 283px" /><p id="caption-attachment-1267" class="wp-caption-text">zeytinyağ ketojenik diyetin vazgeçilmezidir.</p></div>
<h2>Nasıl Uygulanır?</h2>
<h4>1.Temel Prensipler:</h4>
<ul>
<li>Günlük karbonhidrat alımını 20-50 gram arasında sınırlayın.</li>
<li>Yağ tüketiminizi artırın (avokado, zeytinyağı, kuruyemişler).</li>
<li>Protein alımını orta düzeyde tutun (et, balık, yumurta).</li>
</ul>
<h4>2.Tüketilmesi Gereken Besinler:</h4>
<ul>
<li>Yağlar: Avokado, hindistancevizi yağı, tereyağı, zeytinyağı</li>
<li>Proteinler: Tavuk, balık, kırmızı et, yumurta</li>
<li>Sebzeler: Brokoli, kabak, ıspanak gibi düşük karbonhidratlı sebzeler</li>
<li>Kuruyemişler: Badem, ceviz, fındık</li>
</ul>
<h4>3.Kaçınılması Gereken Besinler:</h4>
<ul>
<li>Şeker ve şekerli yiyecekler</li>
<li>Tahıllar ve nişastalı yiyecekler</li>
<li>İşlenmiş gıdalar ve trans yağlar</li>
</ul>
<h2>Ketojenik Diyet Kimler İçin Uygun Olabilir?</h2>
<h3>1. Epilepsi Hastaları:</h3>
<p>Ketojenik diyet, özellikle ilaçlara dirençli epilepsisi olan çocuklarda nöbet sıklığını azaltmak için kullanılır. Bu diyetin nörolojik etkileri uzun yıllardır bilimsel olarak desteklenmektedir.</p>
<h3>2. Polikistik Over Sendromu (PCOS):</h3>
<p>İnsülin direnci ve hormonal dengesizlik yaşayan kadınlar için ketojenik diyet, kan şekeri seviyelerini düzenleyerek belirtileri hafifletebilir.</p>
<h3>3. Tip 2 Diyabet ve Prediyabet:</h3>
<p>Düşük karbonhidratlı yapısı sayesinde insülin duyarlılığını artırabilir ve kan şekeri kontrolüne yardımcı olabilir. Ancak bu grup için diyet mutlaka doktor ve diyetisyen kontrolünde uygulanmalıdır.</p>
<h3>4. Obezite ve Kilo Verme Amaçlı:</h3>
<p>Ketojenik diyet, iştah kontrolünü destekleyebilir ve metabolik hızı artırabilir. Bununla birlikte, sürdürülebilirliği bireye bağlıdır ve uzun vadede dikkatle planlanması gerekir.</p>
<h3>5. Nörolojik ve Metabolik Hastalıklar:</h3>
<p>Parkinson, Alzheimer ve multipl skleroz gibi nörolojik hastalıklarda ketojenik diyetin destekleyici etkileri araştırılmaktadır. Bazı vakalarda belirtileri hafifletebileceği düşünülmektedir.</p>
<h3>6. Kanser Tedavisinde Destekleyici Olarak:</h3>
<p>Bazı araştırmalar, ketojenik diyetin belirli kanser türlerinde tümör büyümesini yavaşlatabileceğini öne sürmektedir. Ancak bu kullanım, mutlaka onkolog ve beslenme uzmanı tarafından izlenmelidir.</p>
<h4>Kimler İçin Uygun Değildir?</h4>
<ul>
<li>Hamile ve emziren kadınlar</li>
<li>Böbrek veya karaciğer hastalığı olanlar</li>
<li>Tiroid hastalığı yaşayanlar</li>
<li>Yeme bozukluğu geçmişi olanlar</li>
<li>Çocuklar ve büyüme çağındaki gençler(sağlıklı çocuklar için<span class="Apple-converted-space">  </span>uygun değil)</li>
<li>Ketojenik Diyet Sürekli Yapılmalı Mıdır?</li>
</ul>
<p>Ketojenik diyet kısa ve orta vadede etkili olabilir, ancak uzun vadede sürdürülebilirliği zordur. Yüksek yağ ve düşük karbonhidrat tüketimi bazı besin eksikliklerine yol açabilir. Uzun süreli ketojenik diyet, bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebilir ve sosyal yaşamı zorlaştırabilir. Bu nedenle, uzman eşliğinde uygulanmalı ve hedefe ulaşıldıktan sonra kontrollü bir şekilde sonlandırılmalıdır.</p>
<h3>Ketojenik Diyet Nasıl Sonlandırılmalı?</h3>
<ol>
<li>Karbonhidratları yavaş yavaş artırarak yeniden diyete dahil edin. (Günde 20-30 gram artışlarla)</li>
<li>İşlenmiş ve şekerli gıdalardan kaçının, sağlıklı karbonhidrat kaynaklarına (tam tahıllar, meyveler) yönelin.</li>
<li>Enerji dengesini koruyacak şekilde yağ ve protein miktarını kademeli olarak azaltın.</li>
<li>Egzersiz rutininizi dengeli bir beslenme planıyla destekleyin.</li>
</ol>
<p>Ketojenik diyet, kilo verme ve bazı sağlık sorunlarının yönetimi için etkili bir araç olabilir. Ancak, herkes için uygun değildir ve uzun süreli kullanımda olumsuz etkiler yaratabilir. Diyeti uygulamadan önce  diyetin sizin için  uygun olup olmadığını bir uzmanla görüşmek ve sürdürülebilir bir plan oluşturmak önemlidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://goksubolel.com/blog/yaglar-dost-mu-dusman-mi/">https://goksubolel.com/blog/yaglar-dost-mu-dusman-mi/</a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikonöroimmünoloji Nedir ve Nasıl Çalışır?</title>
		<link>https://goksubolel.com/diyet-hizmetlerimiz/psikonoroimmunoloji-nedir-ve-nasil-calisir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Suadiye Diyetisyen Göksu Bolel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 08:53:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak florası]]></category>
		<category><![CDATA[egzema]]></category>
		<category><![CDATA[fibromilyaji]]></category>
		<category><![CDATA[fmf]]></category>
		<category><![CDATA[geçirgen bağırsak sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[haşimato]]></category>
		<category><![CDATA[histamin intoleransı]]></category>
		<category><![CDATA[İbs]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci beyin bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[lupus]]></category>
		<category><![CDATA[ms]]></category>
		<category><![CDATA[otoimmün hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[pos]]></category>
		<category><![CDATA[psikonoroimmünoloji]]></category>
		<category><![CDATA[romatoid artirid]]></category>
		<category><![CDATA[sedef]]></category>
		<category><![CDATA[ülseratif kolit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://goksubolel.com/?p=1160</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Psikonöroimmünoloji, insan sağlığını ve hastalıklarını anlamak için psikoloji, sinir billimi  ve immünolojiyi birleştiren disiplinler arası bir bilim dalıdır. Temel olarak, zihnin (psikoloji), sinir sisteminin (nöroloji) ve bağışıklık sisteminin (immünoloji)...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Psikonöroimmünoloji, insan sağlığını ve hastalıklarını anlamak için psikoloji, sinir billimi<span class="Apple-converted-space">  </span>ve immünolojiyi birleştiren disiplinler arası bir bilim dalıdır. Temel olarak, zihnin (psikoloji), sinir sisteminin (nöroloji) ve bağışıklık sisteminin (immünoloji) birbiriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu inceler. Bu alan, beden ve zihin arasındaki karmaşık ilişkinin, sağlık ve hastalık süreçlerindeki rolünü anlamayı amaçlar.</p>
<h2>Nasıl Çalışır?</h2>
<p><strong>Psikonöroimmünoloji, şu temel sorulara odaklanır:</strong></p>
<p>1.Stresin Bağışıklık Sistemi Üzerindeki Etkisi</p>
<p>•Psikolojik stres, sinir sistemi aracılığıyla bağışıklık sistemini etkiler. Örneğin, kronik stres bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açabilir ve hastalıklara karşı direnci azaltabilir.</p>
<p>2.Beyin ve Bağışıklık Sistemi Arasındaki İletişim</p>
<p>•Sinir sistemi, bağışıklık sistemine doğrudan sinyaller gönderebilir ve bağışıklık yanıtını düzenleyebilir. Özellikle hipotalamus-hipofiz-adrenal (HPA) ekseni, stres yanıtını ve bağışıklık sistemi aktivitesini kontrol etmede önemli bir rol oynar.</p>
<p>3.Duyguların ve Psikolojik Durumların Fizyolojik Yansımaları</p>
<p>•Olumlu duygular, bağışıklık sistemini güçlendirebilirken depresyon, kaygı ve olumsuz duygular bağışıklık yanıtını zayıflatabilir.</p>
<p>4.Mikroorganizmaların Beyin Üzerindeki Etkisi</p>
<p>•Bağırsak mikrobiyotasının (bağırsak florası) sinir sistemi ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi, psikonöroimmünolojinin son yıllardaki önemli araştırma alanlarından biridir. Bağırsak sağlığı, ruh hali ve stres yönetiminde kritik bir role sahiptir.</p>
<h3>Psikonöroimmünoloji Hangi Alanlarda Çalışır?</h3>
<p>1. Stres Yönetimi ve Psikolojik Sağlık</p>
<p>•Stresin bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerini anlamak, stres yönetimi stratejilerinin geliştirilmesine olanak tanır. Yoga, meditasyon ve farkındalık temelli terapilerin sağlık üzerindeki etkisi bu alanda araştırılır.</p>
<p>2. Kronik Hastalıklar ve Enflamasyon</p>
<p>•Kronik stresin ve depresyonun enflamatuar hastalıklarla (ör. romatoid artrit, lupus) bağlantısını araştırır. Ayrıca kanser, diyabet ve kalp hastalıklarında zihinsel durumun etkisini inceler.</p>
<p>3. Bağırsak-Beyin İlişkisi</p>
<p>•Bağırsak mikrobiyotası ile beyin arasında çift yönlü bir iletişim vardır. Bu, psikonöroimmünolojinin önemli bir çalışma alanıdır ve depresyon, anksiyete gibi psikolojik hastalıkların tedavisi için yeni yollar açar.</p>
<p>4. Psikoterapi ve İmmün Sistem Etkileşimi</p>
<p>•Psikoterapi veya bilişsel davranışçı terapinin bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri, özellikle bağışıklık bozuklukları veya otoimmün hastalıklar bağlamında araştırılır.</p>
<p>5. Uyku ve Bağışıklık Sistemi</p>
<p>•Uyku düzeninin bağışıklık sistemi ve zihinsel sağlık üzerindeki rolü, psikonöroimmünolojinin bir diğer odak noktasıdır.</p>
<p>6. Bağışıklık Sistemi ve Ruh Sağlığı Bağlantısı</p>
<p>•Bağışıklık sistemindeki bozuklukların depresyon, şizofreni veya bipolar bozukluk gibi psikiyatrik rahatsızlıklarla olan ilişkisi incelenir.</p>
<p><strong>Gelecekteki Uygulama Alanları</strong></p>
<p>Psikonöroimmünolojinin bulguları, sağlık hizmetlerinde devrim yaratma potansiyeline sahiptir. Bu alandaki araştırmalar sayesinde:</p>
<p>•Hastalıkların önlenmesinde bütüncül yaklaşımlar geliştirilebilir.</p>
<p>•Stres yönetimi ve ruh sağlığı tedavileri, bağışıklık sistemiyle entegre edilerek daha etkili hale getirilebilir.</p>
<p>•Farmakolojik tedavilerin yanı sıra psikoterapi ve yaşam tarzı değişikliklerinin tıbbi tedavilerdeki rolü daha fazla vurgulanabilir.</p>
<p><span class="Apple-converted-space">    </span>Psikonöroimmünoloji, zihnin ve bedenin ayrılmaz bir bütün olduğunu bilimsel olarak ortaya koyan bir disiplindir. Modern tıp ve psikolojideki bu bütüncül bakış açısı, hastalıkların tedavisi ve önlenmesinde yeni bir çağ açmaktadır. Sağlıklı bir zihin ve sağlıklı bir bedenin birbirini nasıl desteklediğini anlamak, yaşam kalitesini artırmak için güçlü bir araçtır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GAPS Diyeti</title>
		<link>https://goksubolel.com/diyet-hizmetlerimiz/gap-diyeti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Suadiye Diyetisyen Göksu Bolel]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Oct 2024 09:11:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[DEHB]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat dağınıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyengöksubolel]]></category>
		<category><![CDATA[gaps diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[kadıköydiyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[otoimmün hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://goksubolel.com/?p=1074</guid>

					<description><![CDATA[GAPS diyeti, bağırsak sağlığını iyileştirmek ve bu yolla çeşitli sindirim sistemi bozuklukları ile nörolojik durumların üstesinden gelmeyi amaçlayan bir beslenme programıdır. Bu diyet, özellikle tahıllar ve şekerler gibi bazı gıdalardan...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>GAPS diyeti, bağırsak sağlığını iyileştirmek ve bu yolla çeşitli sindirim sistemi bozuklukları ile nörolojik durumların üstesinden gelmeyi amaçlayan bir beslenme programıdır. Bu diyet, özellikle tahıllar ve şekerler gibi bazı gıdalardan uzak durmayı önerir ve bağırsak florasını dengelerken, sindirim sisteminin onarılmasına yardımcı olur. GAPS, Gut and Psychology Syndrome (Bağırsak ve Psikoloji Sendromu) kısaltmasıdır ve bağırsak sağlığının genel fiziksel ve zihinsel sağlıkla bağlantılı olduğu görüşünü izler. Dr. Natasha Campbell-McBride tarafından geliştirilen bu diyet, glutensiz ve süt ürünleri olmayan besinlerin tüketilmesini, probiyotik içeren gıdaların ise ön planda tutulmasını savunur. GAPS diyeti, otizm, DEHB ve disleksi gibi durumlar için alternatif bir tedavi olarak da kullanılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fonksiyonel Tıp (Fonksiyonel Beslenme )</title>
		<link>https://goksubolel.com/diyet-hizmetlerimiz/fonksiyonel-beslenme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Suadiye Diyetisyen Göksu Bolel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2024 08:27:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[bütüncül bakış]]></category>
		<category><![CDATA[fibromilyaji]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonel tıp diyetisyeni]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyoneltip]]></category>
		<category><![CDATA[haşimatoda beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[huzursuz bağırsak sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[kronikhastalıktedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ms]]></category>
		<category><![CDATA[otoimmunhastalık]]></category>
		<category><![CDATA[otoimmunhastalıktedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://goksubolel.com/?p=1070</guid>

					<description><![CDATA[Fonksiyonel tıp diyetisyenliği, bireyin sindirim ve emilim düzeyleri, uyku düzeni, beslenme tarzı ve sıklığı,  biyokimyasal  bulguları , duygusal durumu ve yaşam tarzı faktörlerini dikkate alarak kişiye özel beslenme planları oluşturan...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Fonksiyonel tıp diyetisyenliği</em></strong>, bireyin sindirim ve emilim düzeyleri, uyku düzeni, beslenme tarzı ve sıklığı,<span class="Apple-converted-space">  </span>biyokimyasal<span class="Apple-converted-space">  </span>bulguları , duygusal durumu ve yaşam tarzı faktörlerini dikkate alarak kişiye özel beslenme planları oluşturan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, kronik hastalıkların tedavisinin desteklenmesi , önlenmesinde kullanılır ve hastalıkların semptomları yerine altta yatan nedenleri ele almayı hedefler.</p>
<h2>Fonksiyonel Tıp Diyetisyeni Nasıl Çalışır?</h2>
<p>Almış olduğumuz bu eğitimle birlikte, hastaların beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı, tıbbi geçmişi ve laboratuvar test sonuçları gibi çeşitli faktörleri analiz ederek, kök nedenleri tespit edip<span class="Apple-converted-space">  </span>her bireyin kendine özgü ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde kişiselleştirilmiş, uygulanabilir beslenme<span class="Apple-converted-space">  </span>planları geliştiririz. Bu<span class="Apple-converted-space">  </span>yöntem, diyabet, obezite, kalp hastalıkları, otoimmün hastalıklar ve sindirim sistemi problemleri gibi çeşitli kronik hastalıkların yönetimini destekler ve bireyin genel sağlık durumunu iyileştirmeye yardımcı olur.<span class="Apple-converted-space">  </span>Bu yaklaşımımızla aynı zamanda bireyin enerji seviyesini yükseltmeye, uyku kalitesini iyileştirmeye, stresi azaltmaya ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışırız.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-1087" src="https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-tip-diyetisyeni-calisma-alanlari-300x118.jpeg" alt="fonksiyonel tip diyetisyeni calısma alanları" width="656" height="258" srcset="https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-tip-diyetisyeni-calisma-alanlari-300x118.jpeg 300w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-tip-diyetisyeni-calisma-alanlari-768x303.jpeg 768w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-tip-diyetisyeni-calisma-alanlari.jpeg 979w" sizes="auto, (max-width: 656px) 100vw, 656px" /></p>
<h3>Fonksiyonel Tıp Diyetinde Hangi Hastalıklarla Çalışılır?</h3>
<p>Bireylerin sağlık durumlarını iyileştirmek için geniş bir çalışma alanına sahibiz. Bu alanda,</p>
<ul>
<li>İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları (IBS, Ülseratif kolit, Crohn hastalığı, Çölyak)</li>
<li>Besin allerjleri ve İntoleransları</li>
<li>Romatizma hastalıkları ( Romatoid Artrit,  Sjogren Sendromu vb )</li>
<li>İnsülin direnci, Tip 1 diyabet, Tip 2 diyabet</li>
<li>PKOS</li>
<li>Multipl skleroz (ms)</li>
<li>Kardiyovasküler hastalıklar</li>
<li>Karaciğer Yağlanması</li>
<li>Mide hastalıkları (gastrit, ülser, reflü vb)</li>
<li>Tiroit hastalıkları  (Hashimato tiroidi, Hipertiroid, Hipotiroid)</li>
<li>lipödem<span class="Apple-converted-space">  </span>gibi hastalıklarda çalışmaktayız.</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-1088" src="https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-beslenme-protokolleri--300x300.png" alt="fonksiyonel tıp beslenme" width="244" height="244" srcset="https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-beslenme-protokolleri--300x300.png 300w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-beslenme-protokolleri--1024x1024.png 1024w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-beslenme-protokolleri--150x150.png 150w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-beslenme-protokolleri--768x768.png 768w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-beslenme-protokolleri--100x100.png 100w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-beslenme-protokolleri--140x140.png 140w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-beslenme-protokolleri--500x500.png 500w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-beslenme-protokolleri--350x350.png 350w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-beslenme-protokolleri--1000x1000.png 1000w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-beslenme-protokolleri--800x800.png 800w, https://goksubolel.com/wp-content/uploads/2024/10/foksiyonel-beslenme-protokolleri-.png 1080w" sizes="auto, (max-width: 244px) 100vw, 244px" /></p>
<h4>   Fonksiyonel Tıp Alanında Kullanılan Diyet Protokolleri Nelerdir ?</h4>
<ul>
<li> Otoimmün protokol</li>
<li> <a href="https://goksubolel.com/blog/eliminasyon-diyeti-nedir-ve-nasil-yapilir/">Eliminasyon Diyetleri</a></li>
<li> <a href="https://goksubolel.com/blog/histamin-diyeti/"><em>Histamin Eliminasyonu</em></a></li>
<li><a href="https://goksubolel.com/diyet-hizmetlerimiz/gap-diyeti/">GAPS Diyeti</a></li>
<li> Candida Diyeti</li>
<li> <a href="https://goksubolel.com/blog/sibo-fodmap-diyeti/"><em>SİBO Diyeti</em></a> dır.</li>
</ul>
<p>Bu diyetler kısa süreli uygulanan toparlanma sürecinden sonrada hızlıca açılan eliminasyon diyetleridir. Eliminasyon diyetleri kısıtlı olmaları sebebiyle uzun süreli devam edilmesi uygun proğramlar değildir.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Diyetlerin uygulanması esnasında alternatif besinleri oluşturmaya, maksimum düzeyde çeşitliklik sağlamaya ve tarifler oluşturmaya destek oluyoruz. Bu programlar ile beden besin ilişkisini tanımlayamaya yardımcı olup, hangi besin bize iyi geliyor hangi besin olumsuz etkilediğini tespit etmeye yardımcı proğramlardır</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özel Diyetler</title>
		<link>https://goksubolel.com/diyet-hizmetlerimiz/ozel-diyetler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Suadiye Diyetisyen Göksu Bolel]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 May 2023 14:11:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[eliminasyon]]></category>
		<category><![CDATA[fodmap]]></category>
		<category><![CDATA[histamin intoleransı]]></category>
		<category><![CDATA[otoimmün portokol]]></category>
		<category><![CDATA[sibo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://goksubolel.com/?p=954</guid>

					<description><![CDATA[Diyet proğramlarımızı  planlarken  kök nedeni anlayıp ona yönelik destekleyici bir proğram oluşturmayı hedefleriz. Bu kök neden bazen intoleranslar olurken, bazen flora , bazen de sindirim bozukluğu olabiliyor. Detaylı olarak aldığımız...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyet proğramlarımızı  planlarken  kök nedeni anlayıp ona yönelik destekleyici bir proğram oluşturmayı hedefleriz. Bu kök neden bazen intoleranslar olurken, bazen flora , bazen de sindirim bozukluğu olabiliyor. Detaylı olarak aldığımız anamnez sonrası <a href="https://goksubolel.com/blog/sibo-fodmap-diyeti/"><strong>Sibo- fodmap</strong></a>, <a href="https://goksubolel.com/blog/eliminasyon-diyeti-nedir-ve-nasil-yapilir/">eliminasyon diyeti</a>, otoimmün protokol (AİP), <a href="https://goksubolel.com/blog/histamin-diyeti/"><strong>düşük histamin diyeti</strong> </a>ile beslenme planlarınızı  birleştirip tariflerle destekleyerek uygulamanızı  kolaylaştırıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Polikistik Over Sendromu (PCOS)</title>
		<link>https://goksubolel.com/diyet-hizmetlerimiz/polikistik-over-sendromu-pcos/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Suadiye Diyetisyen Göksu Bolel]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 May 2023 22:26:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[ataşehirdiyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[bütüncül bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Caddebostan diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet diyetisyeni]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyengöksubolel]]></category>
		<category><![CDATA[eliminasyon diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[histamin intoleransı]]></category>
		<category><![CDATA[otoimmün hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://goksubolel.com/?p=783</guid>

					<description><![CDATA[Östrojen hormonu insan vücudunda kadınlara özgü cinsiyet karakterlerinin oluşmasını sağlayan bir hormondur. Ergenlik, cinsellik, hamilelik, doğum ve menopoz süreçlerinde çeşitli rolleri vardır. Östrojenle birlikte çalışan progesteron ile aralarında bir denge...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Östrojen hormonu insan vücudunda kadınlara özgü cinsiyet karakterlerinin oluşmasını sağlayan bir hormondur.</p>
<p>Ergenlik, cinsellik, hamilelik, doğum ve menopoz süreçlerinde çeşitli rolleri vardır. Östrojenle birlikte çalışan progesteron ile aralarında bir denge vardır. Stres, insülin direnci, dengesiz beslenme, ani kilo alış &#8211; verişleri, disbiyozis (bağırsaktaki flora dengesizliği), kabızlık, toksin madde maruziyeti, metilasyon dengesizliği gibi nedenler ile bu denge bozulabilmekte ve adet öncesi sendromları, çikolata kisti ve polikistik over sendromu gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p>Bütün bir bakış açısıyla kadın doğum uzmanınızın planladığı tedavi protokolü ile beslenme planınız birlikte yürütmek bu dönemde oldukça faydalıdır.</p>
<p>Kan şekeri seviyesini dengeleyen bağırsak florasını ve sindirimini düzenleyen, karaciğeri destekleyen, östrojen seviyesinin dengelenmesine yardımcı olan beslenme planı ile bu süreci birlikte yürütüyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akdeniz Ateşi (FMF)</title>
		<link>https://goksubolel.com/diyet-hizmetlerimiz/akdeniz-atesi-fmf/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Suadiye Diyetisyen Göksu Bolel]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 May 2023 22:26:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[AKDENİZ ATEŞİ]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Caddebostan diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyengöksubolel]]></category>
		<category><![CDATA[eliminasyon diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[fmf beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonel tıp diyetisyeni]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy diyetisyen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://goksubolel.com/?p=781</guid>

					<description><![CDATA[Akdeniz ateşi hastalığı genetik geçişli bir hastalıktır. Vücuttaki çeşitli organların bağışıklık sistemi tarafından yabancı olarak algılanması sonucu yaygın iltihaplanmalarıyla karakterizedir. Dönemsel olarak ataklara sebep olur. Geçirilen her atak sırasında dokularda...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz ateşi hastalığı genetik geçişli bir hastalıktır. Vücuttaki çeşitli organların bağışıklık sistemi tarafından yabancı olarak algılanması sonucu yaygın iltihaplanmalarıyla karakterizedir. Dönemsel olarak ataklara sebep olur. Geçirilen her atak sırasında dokularda Amiloid A adı verilen anormal yapıda protein oluşturur. Bu proteinlerin vücutta birikimi organ hasarına neden olabilmektedir.</p>
<p>Antienflamatuvar bir beslenme tarzı geçirilen atak sayısının azaltılmasında destek olabilmektedir. Rafine şekerler, kızartmalar, işlenmiş et ürünleri, alkol enflamasyonu arttırırken, koyu renkli özellikle de mor renkli sebze ve meyveler, lahana türleri, koyu yeşil yapraklı bitkiler, çiğ kuruyemişlerle alınan flavonoidler, antioksidanlar, sağlıklı yağ asitleri ve bol lifli besinler sayesinde vücuttaki kronik enflamatuvar süreç azalır. Taze otların ve baharatların kullanımı olumlu etkiye sahiptir.</p>
<p>Zencefil, zerdeçal, fesleğen, zahter, muskat, biberiyle, soğan ve sarımsak gibi besinler çok sayıda antienflamatuar bileşeni içerir. Antienflamatuvar besinleri diyetinize ekleyip proanflamatuvar besinleri diyetinizden uzaklaştırmayı hedefleyen beslenme planlarıyla çalışıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lipodem &#8211; Lenfödem</title>
		<link>https://goksubolel.com/diyet-hizmetlerimiz/lipodem-lenfodem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Suadiye Diyetisyen Göksu Bolel]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 May 2023 22:26:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çalışma Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[bütüncül bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Caddebostan diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonel tıp diyetisyeni]]></category>
		<category><![CDATA[kadıköydiyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[LENFÖDEM]]></category>
		<category><![CDATA[lipödem]]></category>
		<category><![CDATA[lipödemdebeslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://goksubolel.com/?p=779</guid>

					<description><![CDATA[Lipödem tıpta tanısı nispeten yeni konulmuş ve tedavi süreci yeni belirlenmiş, &#8216;ağrılı yağlanma&#8217; olarak da bilinen bir hastalıktır. Lipödem hastalarında inflamasyon denilen mikropsuz yangı durumu oldukça belirgindir. Bu nedenle vücutta...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lipödem tıpta tanısı nispeten yeni konulmuş ve tedavi süreci yeni belirlenmiş, &#8216;ağrılı yağlanma&#8217; olarak da bilinen bir hastalıktır.</p>
<p>Lipödem hastalarında inflamasyon denilen mikropsuz yangı durumu oldukça belirgindir. Bu nedenle vücutta inflamasyonu azaltan beslenme stratejilerini uygulamak hastalığın seyrini yavaşlattığı veya gerilettiği gözlenmiştir.</p>
<p>İnflamasyonu azaltan beslenme yöntemleri arasında aralıklı oruç uygulamaları ve / veya düşük karbonhidratlı (mümkünse ketojenik) beslenme ve eliminasyon programları sayabiliriz.</p>
<p>Lenfödem, lipödemden farklı bir hastalık olmasına rağmen, benzer beslenme tarzıyla ödemlerde ciddi azalmalar gözlenmekte.</p>
<p>Her iki hastalıkta da programın amacı inflamasyonu azaltmak ve bağışıklık sistemini desteklemeye yöneliktir. İnflamasyonu azaltmak için öğün aralıkları açıp basit karbonhidrat miktarını azaltırken bağışıklık sistemini için de besin çeşitliliği &#8211; renkliliği ve sağlıklı yağ tüketimini arttırmayı amaçlayan bir beslenme planıyla ilerliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
